Caligula
Oyun: Caligula
Yazan: Albert Camus
CALİGULA
Caligula! Sen de suçlusun sen de. Diğerlerinden ha biraz eksik ha biraz fazla. İyi ama
suçsuz insanın olmadığı şu yargıçsız dünyada, kim cesaret edecek seni yargılamaya?
Görüyorsun ya Helicon geri gelmedi. Ayı elde edemeyeceğim. Ne acı şey haklı olmak,
zorunda olmak her şeyi tüketmeye. Bitene dek, sonuna dek. Üstelik bu denli korkarken
her şeyin bir gün tükenmesinden. Silah sesleri! Zafere yürüyor masumiyet. Niçin onların
yerinde değilim? Korkuyorum. Ölmekten korkuyorum. Ne acı şey başkalarını hor
gördükten sonra kendini de aynı korkaklık içinde bulmak.
Ama olsun. Sarsın yüreğimi korku. O da bu dünyaya ait değil mi? Elbet kavuşacağım
yüreğimin huzur bulacağı o uçsuz bucaksız hiçliğe.
Muammaya döndü bu dünya. Oysa her şey çok basit. Ayı elde edebilseydim, aşk yeterli
olsaydı, her şey değişecekti. Nasıl diner bu susuzluk? Hangi yürek, hangi tanrı verebilir
bana sularına doyacağım engin denizleri. Ne bu dünyada ne ötekinde beni doyuracak
hiçbir şey yok. Biliyorum, sen de biliyorsun, imkansızın mümkün olması yetecekti. Ah
imkânsız, dünyanın ucunda, kendimin kuytularında aradım sana. Ellerimi uzattım sana.
Ellerimi uzatıyorum ve karşımda hep seni buluyorum. Nefret ettiğim seni.
Ben yolu bulamadım. Hiçbir yere varamıyorum. Özgürlüğüm özgürlük değil benim.
Helicon… Hiçbir haber yok. Hala hiçbir haber yok. Ne uzun gece. Helicon geri
gelmeyecek. Sonsuza dek suçlu kalacağız. İnsanın yüreğini kaplayan acı kadar ağır bir
gece. İnsanın yüreğini kaplayan acı kadar.