Hamlet 4
Oyun: Hamlet
Yazan: William Shakespeare
Çeviren: Orhan Burian
HAMLET
Yaşamak mı, yoksa ölmek mi, mesele bunda. Kör talihin sapanlarına, oklarına
zihninde tahammül göstermek mi daha mertçe olur, yoksa kaygıların
ummanına karşı silahlanıp onları yok etmek mi? Ölmek: Uyumak. O kadar! Bir
uykuyla kalp üzüntüsünü, tabiatın bedene miras olarak verdiği bin bir acıyı
sona erdiriyoruz diyebilmek, candan gönülden istenecek bir son olur. Ölmek,
uyumak: Belki de bir rüya görmek! Ya, dert orada: Çünkü bu fâni kalıbı
üstümüzden sıyırıp attıktan sonra, o ölüm uykusunda kim bilir ne rüyalar
görürüz düşüncesi bizi durmaya mecbur ediyor. Yaşamak felaketini uzatan, işte
bu düşünce. Yoksa –insan bir hançerle kendi işini kendi halledebilirkenzamanın sillesine, hakaretlerine, zalimin haksızlıklarına, kendini beğenmişin
küstahlıklarına, karşılıksız kalan aşkın ıstırabına, kanunun ihmaline, mevki
sahibinin kibrine, sabırla gösterilen liyakatin değersizlerce hor görülmesine
kim tahammül ederdi? Meşakkatli bir hayatın yükü altında inleyip ter dökmeye
kim razı olurdu? Ne çare ki, ölüm -sınırlarını aşan yolculardan hiçbirinin geri
gelmediği o bilinmez ülke- ardında da belki bir şey vardır korkusu, zihnimizi
şaşkın ederek bizi, bilmediğimiz musibetlere düşmektense içinde olduklarımıza
tahammül ettiriyor. Düşünmek, işte hepimizi böyle korkak ediyor; azmin
gürbüz rengi tereddütün soluk gölgesiyle hasta bir renk alıyor. En büyük en
mühim teşebbüsler, bu düşünce yüzünden, mecralarını değiştiriyor; bir fiil
adını almaktan çıkıyorlar. Ama dur bakayım! Güzel Ophelia ha! Peri sultan,
dualarında bütün günahlarımı hatırla.