Jan Dark

Oyun: Jan Dark
Yazan: Bernard Shaw
Çeviren: Sevgi Sanlı


JAN


Verin bana o yazıyı! (Masaya koşup kağıdı kaparak parça parça eder.) Varın yakın ateşinizi.
Fare gibi deliğe tıkılmam ben. Seslerim haklıymış. (…) Sizin ahmak olduğunuzu
söylemişlerdi. (Bu söz çok gücenmelerine yol açar.) Bunların güzel sözlerine, merhametlerine
güvenilmez demişlerdi. Hayatımı bağışlayacağınıza söz verdiniz. Yalanmış. (Öfkeli
mırıltılar.) Yaşamak nedir sizce? Donup taş kesilmemek mi sadece? Ne kuru ekmek bulunca
gam yerim, ne de duru su içmek derttir benim için. Ama gök kubbenin şavkından, o güzelim
kırların çayırından çimeninden yoksun bırakmak beni. Dağda bayırda askerlerle at
koşturmayayım diye ayağıma pranga vurmak. Bana havasız, nemli karanlığı koklatmak, sizin
kötülüğünüz, sizin sersemliğiniz beni Tanrıdan bile soğuturken, gönlümü gene onun
sevgisiyle dolduracak her şeyi almak elimden, cehennem odundan da beterdir. Savaş atımdan
vazgeçebilirim. Etekle dolaşsam da olur. Sancaklar, borazanlar, askerler yanı başımdan geçip
gitse de öbür kadınlar gibi geride bırakılmayı nefsime yedirebilirim. Yeter ki rüzgarda
ağaçların hışırtısını, güneşte öten çayırkuşunu, köyümün sağlıklı ayazında meleyen kuzuları
işitebileyim. Akşam çanları bana melek seslerini getirsin gene. Bunlar olmadan yaşayamam.
Bunları benden ya da başka herhangi bir kuldan almaya kalktığınız için siz, biliyorum
şeytanın emrindesiniz. Oysa bana yol gösteren, Tanrıdır.