Keşanlı Ali Destanı 2

Oyun: Keşanlı Ali Destanı
Yazan: Haldun Taner


ZİLHA


Ne diyordum efendicağızıma söyleyim.Beni bu eve evladı manviyatlık aldılar.Bir çocuğu
birde Şamamayı gezdiriyorum.İşim o kadar.Şamama evin köpeği.Burda medeniyet varmış
be.Eskiden ayaklarımı aydan aya yıkardım .Hem de çorabımı çıkarmadan.Oldu olacak ikisi
birden yıkansın diye.Şimdi her gün bano yapıyorum.Allahın günü yıkanan deri ne kadar
yumuşak oluyormuş meğer.Amonyak kokusuna öyle alışmışım ki,burada temiz hava ilkin
ciğerlerime dokandı.
(Gider masanın üstünden bir resim alıp gösterir)
Filiz'in babası Bülent Bey,illetli fakir;karısı evden kaçmış.Adam da böyle sönmüş fenere
dönmüş.İhya Bey doktorlara ne paralar yedirmiş,nafile...Melankoli diyorlar düşman
başına.Bana bazen tuhaf tuhaf koyun gibi bakar.(taklidini yapar)Çok dokanıyor içime.Hani
birinci perdede çişini bile unutan bunak profesör vardı ya,deli doktoruymuş meğer o.Küçük
beye şimdi o bakıyorç İki de bir evde benim kılık kıyafetime bile karışır.Yok saçını şöyle
tara,yok gözünü böye boya Deli mi ne?
İhya Bey buba adam.Tuttuğu altın olsun,neme lazım.Beni kızı gibi sever.Sen bizim evin
maskotusun kız diyor.Uğur getiriyormuşum diye arada bir makas alır.Olacak artık o
kadar.Madam olgaya tenbihat geçmiş.Bana oturup kalkma konuşma öğretsin diye.Kim bilir
belkide iyi bir kısmet çıkarsa sevabına everecekler.Dünyada hayır sahabları daha ölmedi...
(kapı vurulur)
Madam galiba.Sen misin madamcığım,buyur...