Macbeth 4

Oyun: Macbeth
Yazan: William Shakespeare
Çeviren: Orhan Burian


MACBETH


Git, hanımına söyle: İçkim hazır olunca çanı çalsın. Sen de git yat.
(Hizmetkar çıkar.)
Şu önümde gördüğüm bir hançer mi? Kabzası da elime doğru çevrilmiş. Gel,
yakalayayım seni. Ele geçmiyorsun, ama seni hala görüyorum. Meşum hayal, göze görünür de
elle tutulmaz mısın? Yoksa, sadece zihnin yarattığı bir hançer misin, ateş içinde yanan kafanın
uydurduğu bir hayal misin? Seni hala görüyorum, tutulacak gibisin, tıpkı şu kınından
sıyırdığım hançer gibi. Bana tuttuğum yolu gösteriyorsun, kullanacağım aletin de eşini.
Gözlerim ya bütün öbür hislerimin eğlencesi oldu, yahut değerce hepsine bedel. Seni hala
görüyorum. Hem yüzünde, hem sapında kan damlaları var; demin yoktu. Öyle hançer filan
yok. Gözlerime böyle tesir eden o kanlı iştir. Şimdi dünyanın yarı yüzünde tabiat ölmüş gibi;
perdelenen uykuyu kötü rüyalar bozuyor; sihirbazlar ayindeler; solgun Hecate’ye
sunacaklarını sunuyorlar; bekçisi kurdun sesiyle ayaklanan ve zamanı onun ulumasından
öğrenen iskeletleşmiş cinayet, işte böyle Tarquinius’un sinsi ve tez adımlariyle, hırsızlama,
hedefine doğru bir hayalet gibi ilerliyor. Sen de sağlam ve emin toprak, adımlarımın sesini
duyma, ne tarafa gittiklerini bilme; yoksa, korkarım, taşların nerede olduğumu haber verir de,
zamanın yakışığı olan bu korkunçluğu giderir. Kötülüğüm dilde kaldıkça yaşayacak o. Söz,
insanda iş yapmak ateşini söndürüyor.
(Çan çalar.)
Gidiyorum, iş yapıldı demektir. Çan beni çağırıyor. Onu sen duyma Duncan;
çünkü o seni ya cennete, ya cehenneme çağıran ölüm çanıdır.
(Çıkar.)
R
MODERD
SANAT AKADEMİ
www.antalyamodernsanat.com