Macbeth 5
KADIN ADAYLAR İÇİN
SINAV PARÇASI
Inverness. Macbeth’in şatosunda bir oda.
Bir mektup okuyarak Lady Macbeth girer.
LADY MACBETH- “Zafer günü karşıma çıktılar; ölümlü olanların bilgisinden üstün
bilgileri olduğunu en söz götürmez delille öğrendim. Onlara daha başka şeyler sormak için
yanıp tutuşuyordum, ama hava oldular, kaybolup gittiler. Ben şaşkınlıktan donakalmış
dururken kraldan haberciler geldi, beni, Cawdor beyi diye selamladılar; o cadılar da beni bu
ünvanla selamlamışlar, ilerisi için de bana ‘Selam, geleceğin kralı!’ demişlerdi. Ululukta
benim en sevgili ortağım, bunu sana haber vermeyi yerinde buldum ki, sana ne türlü bir
ululuğun vadedildiğinden habersiz kalıp sevinmekten mahrum olmayasın. Bunu kalbinde tut
ve hoşça kal!” Hem Glamis’sin, hem Cawdor, sana vadedilen şey de olacaksın. Ama
tabiatından korkuyorum: En kestirme yolu tutamayacak kadar insanlık sütüyle beslenmiş. Ulu
olmak istiyorsun, içinde ihtiras yok değil; ama onunla beraber bulunması gereken kötülük
noksan. Gönlünün çektiği yüksekliğe dindarcasına erişmek istiyorsun; sahte iş işlemek
istemiyorsun, ama hakkın yokken kazanmak istiyorsun. Büyük Glamis, bütün gönlün, sana,
“Dilediğine ermek istiyorsan böyle yapmamalısın; yapmaktan korktuğun, ama yapılmadan
bırakılmasını istemediğin şeyi yapmalısın!” diye haykıran şeyde. Çabuk buraya gel de bütün
kuvvetim söz olup kulaklarına aksın; kaderin de, tabiatüstü kudretlerin de, başına geçirmeye
yardım eder göründükleri altın çevreyle arana giren bütün engelleri dilimin cesareti bir bir
devirsin (…)
Duncan’ın hisarlarımdan içeri girişini, uğursuz uğursuz haykırarak haber veren
kuzgunun bile sesi kısılmış. Kanlı niyetlere hizmet eden ruhlar! Gelin beni burada
kadınlığımdan sıyırın da tepeden tırnağa, ağız ağza zalimliklerin en müthişiyle doldurun!
Kanımı dondurun, şefkatin yolunu tıkayın ki, geçmesin de zaman zaman gönderdiği pişmanlık
korkunç kararımı sarsmasın, sonuyla onun arasına girmesin. Ey cinayet elçileri, görünmez
cisimlerinizle her nerede tabiata zarar vermeye bakıyorsanız, buraya, şu kadın göğsüne gelin,
sütümü zehire çevirin! Gel, karanlık gece, cehennemin en koyu dumanına bürün ki, keskin
bıçağım açtığı yarayı görmesin; gök de karanlığı aralayıp bakarak, “Dur! Dur!” diye
haykırmasın.
W. Shakespeare
Macbeth
Çeviren: Orhan Burian
Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul-1989
Sayfa 17-18-19