Ölüm Ve Kız

Oyun: Ölüm ve Kız
Yazan: Ariel Dorfman
Çeviren: Filiz Ofluoğlu


PAULİNA


sonunda beni salıverdikleri vakit.. nereye gittim dersin? Eve anama babama
gidemezdim,öylesine askerlerden yanaydılar ki,uzun süre,annemi yalnızca bir tek defa
görmüştüm....Ne garip değil mi,bütün bunları günah çıkarırcasına sana anlatıyorum,oysa ne
Gerardo'ya, ne kız kardeşime, ne de, kesinlikle,anneme anlatmadığım çok şey var. Kafamdan
geçenleri bilseydi, yüreğine inerdi. Oysa sana, neler hissettiğimi, beni saldıkları vakit neler
hissetmiş olduğumu,pek güzel anlatabiliyorum. O gece... her neyse, ne durumda olduğumu
sana söylememe gerek yok, salıverilmeden önce sen beni bir güzel muayene etmiştin, değil
mi? Burada sıcacık bir yuvada gibiyiz değil mi,böylece,ikimiz tıpkı,güneşin altında,bir bankta
oturmuş iki yaşlı emekli gibi.
(Roberto bir şey söylemek ya da kendini iplerden kurtarmak istercesine bir hareket yapar)
Aç mısın? İşler o kadar da kötü değil. geardo gelene kadar sabret biraz.
( Erkek sesini taklit ederek.) "Aç mısın? Yemek mi istiyorsun? Şimdi sana yiyecek veririm
yavru, hem de seni öylesine doldururum ki açlığını bile unutturursun."
(Kendi sesiyle.) Hiçbirinizi Gerardo'dan haberi yoktu, değil mi? Onun adını hiç ağzıma
almadım. Senin meslektaşların tabii bana sorarlardı. "Sende bu varken, ah yavru, seni
becerecek kimse yoktu deme bana, ha? Haydi, söyle bakalım bayan, seni kim beceriyordu,
söyle." Ama ben onlara Gerardo'nun adını asla vermedim. Şu işe bak, çarklar nasılda garip
dönüyor. Oysa Gerardo'nun adı ağzımdan kaçsaydı, o komisyona seçilmezdi de, huhçunun
birinin soruşturacağı adlardan olurdu. Üstelik bende o komisyona çıkıp Gerardo ile nasıl
tanıştığımı anlatırdım-aslında ben onunla askeri darbeden hemen sonra, kaçmak isteyenlerin
yabancı elçiliklere sığınmasına yardım ederken tanışmıştım; ölmesinler diye insanları yurt
dışına kaçırırken. .ılgındım, korkusuzdum, herşeye hazırdım, o sırada içimde en ufak bir
korku izi bile olmadığına hala şaşırıyordum.
Nerede kalmıştım?... A, evet salıverildiğim gece, ben de Gerardo'nun evine gittim, kapıyı
vurdum, uzun, sakin vuruşlar, bir daha, bir daha, tıpkı senin dün yaptığın gibi, sonunda
Gerardo kapıyı açtığı vakit, şaşkındı, saçları karmaşıktı.