Sayfiyede Yaz

Oyun: Sayfiyede Yaz
Yazan: Anton Çehov
Çeviren: Yılmaz Gruda


TOLKAÇOF


 (...) (Duruş) Bak bir de şu halimi dinle. Neyse patırtı-gürültü
sayfiyedeki eve varırım. Sanırsın ki bu çalışmam güzel bir yemek ve
soğuk bir birayla mükafatlandırılacak, değil mi? Ve birazcık da
şekerleme bir uyku? Ama ne gezer? Karım çoktan pusuya yatmıştır,
tam ben çorbamı yudumlayacakken o pençesini atmıştır bile. “Acaba
dansa yahut amatör bir sayfiye tiyatrosuna gidemez miyiz?” Hayır
diyemezsin tabii. Gidersin tiyatroya. “Aile faciası” yahut ona benzer bir
oyun oynuyorlardır. Ölmekten başka bir şey istemeyecek kadar hasta
hissedersin kendini. Eğer dansa gitmişsek, vaktin karınla dans edecek
bir herif aramakla geçer, olmadı mı kendin girişirsin karınla Kadril’e!
Eve döndüğün zaman, vakit gece yarısını geçmiştir. Islak bir paçavraya
dönmüşsündür ama nihayet kendi kendinlesindir. Soyunup yatağa
yatarsın. Gözlerini yumarsın. Uyku! Harika! (Duruş) Ne şairane, değil
mi? Çocuklar çığlık atmıyor, karından uzaktasın nihayet! İnsan başka
ne ister? Uyumaya doğru gidersin. (Duruş) Nedir o? Hm! Sivrisinekler!
Allah kahretsin! (yumruğunu eline vurur) Mısır vebası! İspanyol
Engizisyonu felaketi! Sivrisinekler! (Sivrisinek vızıltısını taklit eder) Ne
acıklı bir ses değil mi bu? Üstelik hüzün dolu bir ses. Sanki özür diliyor
gibidir. Ama bu iğrenç mahluk bir soktu mu, artık bir saat, tırmık tırmık
kaşınırsın. Ne yaparsın? Sigara? Sivrisinekleri öldürmek? Tepeden
tırnağa örtünmek? Hiç biri fayda etmez. En iyisi onlara kendini teslim
edersin. Bırak artık yesinler seni. (Duruş) Tam bu sırada başka bir azap
başlar. Karının misafirleri gelmiştir aşağıya. Sopranolar. Tenorlar. Bu
cins, gündüz uyur, geceleri amatör konserleri için prova yaparlar.
Sivrisinekler onlardan daha zararsızdır. (Bir şarkıya başlar)
Söyle bana, Ooo söyleme bana Gençliğin gitti havaya!
R
MODERD
SANAT AKADEMİ
www.antalyamodernsanat.com