Sırça Köşk
Oyun: Sırça Köşk
Yazan: Tennessee Williams
TOM
Benim ne yapmaya çalıştığımı sanıyorsun sen? benim de sabrımın sonunda tükeneceğini
bilmiyor musun, anne? biliyorum, biliyorum. Senin için hiçbir önemi yok... Ne yaptığımın ne
olmak istediğimin... ikisi arasındaki uçurumun... sen bunları hiç düşünmezsin ki... bak, dinle!
şu ayakkabı mağazasındaki işe bayıldığımı mı sanıyorsun? (Amanda’nın üzerine eğilir)
Avrupalı ayakkabıcılara âşık olduğumu mu düşlüyorsun? şu seloteks kaplamalı yerde,
florasan ışıklarının altında elli beş sene geçireceğimi mi sanıyorsun! bak! sabahları oraya
gitmektense, birisinin demir çubukla beynimi patlatmasını tercih ederim! her sabah gelip de
şu kahrolası ''kalk ve ışılda! kalk ve ışılda!'' demiyor musun ben de kendi kendime ''şu ölü
insanlar ne kadar da şanslı!'' diyorum. Fakat yine de kalkıp işe gidiyorum. Ayda altmış beş
dolar için tüm hayallerimden, olmak istediklerimden ve rüyalarımdan vazgeçiyorum! sen de b
ana bencil diyorsun... evet tek kendimi düşünüyorum. Neden... bak, eğer bencillik benim
düşündüğüm şey ise, anne, ben de onun gibi olurdum... gitmiş! (Babasının fotoğrafını işaret
eder) yolların beni götüreceği son noktaya kadar! (Annesi kolunu tutar) tutma beni, anne!
sinemaya gidiyorum! esrar inlerine gidiyorum. Evet, esrar inleri, günahkarların ve suçluların
takıldığı inlere, anne. Hogan Çetesi’ne katıldım, kiralık bir katilim ben, bir keman kutusunun
içinde bir makineli tüfek taşıyorum! vadide bir dizi ev işletiyorum. Bana cani diyorlar, cani
Tom Wingfield; ve ben iki yüzlü bir hayat yaşıyorum. Gündüzleri ticarethanede çalışan,
dürüst basit bir mağaza işçisi, geceleri ise suç dünyasının dinamik çarı anne. Kumarhanelere
takılıyorum, rulet masasında servetler harcıyorum. Gözümün birine sahte bir maske
takıyorum, bir de takma bıyık, bazen de yeşil peruk takıyorum. Bu durumlarda bana... ''El
Diablo'' yani ''iblisin kendisi'' diyorlar. Ah, seni uykusuz bırakabilecek ne de çok şey
anlatabilirim! düşmanlarım burayı havaya uçurmaya hazırlanıyor. Gecenin birinde hepimizi
göğe şutlayacaklar! ben çok mutlu olacağım, tabii siz de! siz yükselecek, süpürgenizle uçacak
ve Blue Mountain'a on yedi görücüyle varacaksınız! seni gidi, çirkin, geveze... cadı...